Bismillahirrahmanirrahim
Selamun Aleyküm
Sevgili Okuyucularım,
Ben çevremde ve cemiyetimin arasında Yenibosnalı ve G.antepli Ali Hoca diye tanınırım. Havas ilmine gönül vermiş bir insan olarak yaklasık 35 yıldan beri araştırma yapmaktayım. İlmi havas demek ; Gizli İlimler, hususi ve özel ilimler demektir.
1995 yılına kadar görsel basında sık sık pozitif haberlerim çıkıyordu.Daha sonra işlerimin yoğunluğundan dolayı buna ara verme gereği duydum.Bütün insanlığa faydalı olabilmek için,eşi benzeri olmayan568 sayfalık bir kitap hazırladım.Amacım büyücülüğü ve medyumculuğu tarihe karıştırmak.
Bütün insanların faydalanacağı ve anlayacağı şekilde en ince ayrıntıları ile yazdığım kitabımı bütün insanlığa tanıtma amacıyla internet sitesi kurdum.Ben asla ve asla medyum veya falcı değilim.Siteye medyum Ali Hoca yazılışının sebebi ise bu çirkin kelimeyle de olsa benim siteme girebilmeniz içindir.
Kitabıma hiç esirgemeden bizzat kendi uyguladığım denenmiş yöntemleri, her insanın anlayacağı ve uygulayacağı şekilde yazdım. Kitabıma amaçlara uygun nuskaları el yazısı ile ve amacına uygun saatte yazdım. İsim yerlerini boş bıraktım. Amacınıza uygun nuskayı alıp isminizi yazmanız yeterli olacaktır.
İslam dışı insanları da düşünerek, hangi din ve inanca mensup olursanız olun sizlerin de yararlanabileceğiniz şekilde hazır nuskalar ve tılsımlar yazdım kitabıma. Bu kitabı alan insanları hiçbir sahtekar büyücü,medyum veya falcı aldatamayacaktır. Kitabı okuduğunuz zaman zaten o insanlarla görüşme gereği duymayacaksınız. Ve şimdiye kadar nasıl aldatıldığınızı da anlayacaksınız. Değerli dostlarım benim ömrüm bu art niyetli insanlarla mücadele etmekle geçti.
ALLAH C.C. buyuruyorlar ki;
Tin Suresi 6-7-8-9. ayetlerinde ‘’insanoğlunu yaratılmışların en üstünde yarattım. Sonra onu aşağıladım aşağıların en aşağısı kıldım. Yalnız hayırlı iş yapanlar ve inananlar bunun dışındadır.’’ Buyurmaktadır.
Büyük İslam alimlerinden biri şöyle buyurmuş : ‘’hakiki imanı elde eden insan kainata meydan okuyabilir.’’ Buyurmaktadır. Ben de ALLAH C.C. izniyle imanıma güveniyorum.
Ve çok hayırlı işler yaptığıma inanıyorum. Böyle inanmasam ŞEYTANLARA meydan okuyamazdım.
ALLAH C.C. Bakara suresinde buyuruyorlar ki: ‘’ Ben bazı insanların kalplerini, gözlerini ve kulaklarını mühürledim. Doğruyu göremezler ve işitemezler.’’
Kıymetli okuyucularım; İnsan öldüğü zaman insanın amel defteri kapanmaz. Ölmeden önce hayırlı bir iş yaptıysanız veya birine yardımcı olduysanız örneğin; cami,okul,vakıf,çeşme veya insanlığa ışık tutacak bir kitap olabilir , veya bir ağaç olabilir. Bunların hepsinin sevabı siz öldükten sonra da amel defterinize yazılacaktır. Dikmiş olduğunuz bir ağacın gölgesinde bir insan konaklasa veya o ağaçtan bir kuş beslense bunun da sevabı size yazılacaktır. Bir de tam aksini düşününüz. Öldüğünüz zaman geride insanlığa zarar verecek şeyler bıraktınız ise o zaman da amel defterinize kıyamete kadar günah yazılacaktır. Ben de bütün insanlığa faydalı olabilmek için tüm bilgilerimi sizlerle paylaşmak maksadıyla bu kitabı yazdım.
Kitabımı ticari amaçla yazmadığımı belirtmek isterim. Kitabımı alan insanları şanslı sayıyorum çünkü onlara yaşadıkları müddetçe hiçbir insan,hiçbir cin ve hiçbir büyücü zarar veremeyecektir. Zarar vermek isteyenlerin yaptıkları kendilerine dönecektir.
Sitemizi inceleyen bazı insanlar beni arayarak ‘’Ali Hocam biz kendi sorunumuzu nasıl çözebiliriz? Biz Hoca değiliz ki.’’ Diyorlar. Evet siz hoca değilsiniz,kendi sorununuzu çözmeniz için de zaten hoca olmanız gerekmiyor. Benim Havas Hocası olarak yazdığım kitaptan çözeceksiniz. Sizin kafanızda büyüttüğünüz hocayım diye geçinenlerin ilminden, maneviyatından sizin maneviyatınız daha yüksektir aslında. Siz ayda yılda bir günah işlersiniz, onlar insanları yalan dolanla kandırıp akşama kadar kul hakkı yiyen insanlar. Ne kadar ilim ve maneviyatları olabilir? ALLAH C.C. böyle insana ilim verir mi? Böyle insanların duası kabul olur mu?
Sizler imam değilsiniz ama kendi ibadetinizi yapabiliyorsunuz, ibadet yaparken illa başımızda bir imam olması gerekmiyor. Terzi değilsiniz ama kendi sökük yırtığınızı dikebiliyorsunuz, berber değilsiniz ama kendinizi tıraş edebiliyorsunuz, boyacı badanacı değilsiniz ama kendi evinizi boyayabilirsiniz, aşçı değilsiniz ama kendi yemeklerinizi yapabiliyorsunuz.
Peki bir havas hocası tarafından amacına uygun yazılmış ayetlerin isim yerlerine isminizi yazıp uygulamak neden size zor geliyor? En makbul dua insanın kendi kendine yaptığı duadır. Birilerine para vererek dua ettirmesinden bin kat daha değerlidir sizin yaptığınız dualar…
Benim kitabımdan yararlanmak için Arapça okuma ve yazma bilmenize gerek yoktur çünkü ben her terkibi amacına uygun zaman ve saatte yazdım. Sizin yapmanız gereken amacınıza uygun sayfanın fotokopisini gündüzden çektirip akşam da kendi burcunuzun saatinde aynı fotokopi yaptırdığınız yazının üzerinden geçmeniz ve isim yerine gelince isminizi yazmanız yeterli olacaktır. Hem de bin tane sahtekar ve şarlatanın sizlere nuska diye taşıttığı karalamadan çok çok iyi olduğunu göreceksiniz. Bazı insanlar bana soruyorlar: Hocam fotokopi ile olur mu? Diyorlar. Evet kendi sorununuzu çözmek için yaptığınız için olur. Zaten sizler üzerinizde nuska diye taşıdıklarınızı açıp baksanız taşıdığınızın da fotokopi olduğunu göreceksiniz.Aradaki fark sizin kitaptan uygulayacağınızın sizin amacınıza uygun olmasıdır.Ama sizi aldatarak paranızı alıp size rastgele bir Arapça ayet veya duanın fotokopisini vermiş insandan aldığınız nuskada isminiz dahi yoktur. Bekleyin bakalım nasıl şifa bulacaksınız? Keşke onlar da amacına uygun bir şey yazıp ta isminizi yazabilseler, belki yüzde on veya yirmi ondan da bir fayda görebilirsiniz.Maalesef o sahtekarlar ne Arapça okumayı biliyorlar ne de isim yazmayı.Arapça okumak veya yazmak ta bu işlerde muvaffak olmaya yetmez. Öyle olsaydı Araplar anadilleriyle dünyayı fethederlerdi. Ben bir din adamı değilim,fetva veremem,hutbe okuyamam,Cuma namazı kıldıramam,cenaze namazı kıldıramam,tefsir alimi değilim,hadis alimi değilim,mevlit okuyamam.Ben sadece Havas İlmini araştırdım ve 8 ayrı havas hocasından icazetim var. İcazetin ne olduğunu da bilmeyen birçok insan var. Hocam bana el verir misiniz diyen insanlar oldu. Hocam ben filancadan el aldım diyenler oldu.İcazet el almakla olmuyor,öyle bir şey yoktur. İcazet aldığın hoca hangi ilimden icazet veriyorsa o hususta seni bir talebe olarak çalıştırır. Örneğin Huddem edinmek için icazet alan huddem edinene kadar hocasının gözetiminde olur, huddem edinmenin usulünü ve şifrelerini öğrenir. Bir misal daha veriyorum: bir hocadan cinlerin şerrine uğrayan insanı kurtarmak için onun icazetini kursunu alırsın,bir diğer icazet sihirleri bozmak içindir bir diğeri de ayrılmış insanları birleştirmek içindir. Yani işi bilen havas hocasından eğitim almanın diğer adı icazettir. Yoksa falandan el aldım demekle olmuyor bu işler. Benim kitabımı alanlar da kendi işlerini çözmeleri için benim icazetimdedirler. İşte iddia ediyorum ki eşi benzeri olmayan bir eser. Ve o eserin üzerinde 24 saat açık bir cep telefonu var…Amacım insanların bir iş yaparken hataya düşmemeleridir. Arayıp soranları da yaptıkları işe göre yönlendiriyorum. Dünyadaki bütün kitapçıları arasanız da hiçbir kitabın üzerinde cep telefonu bulamazsınız. Bunu da kendime ve yazdığım esere güvendiğim için yapıyorum.Yani ALLAH C.C. izniyle bu kitapla kendi sorunlarınızı çözebilirsiniz.Ancak bazı büyüleri havas alimi çözebilir dediğim hususu da açıklayayım. O büyü kara büyüdür, kara büyü insanın ölümü için yapılır. Halk arasında sabun büyüsü derler.Şu asırda bunu yapabilecek kaç kişi vardır? Sabun büyüsü yaparım diyeni de gördüm ama bu insanlar bir fatiha okumayı dahi bilmiyorlar. Sabuna batırılan iğnelerin bir özelliği var bunu kimse bilemez ayrıca o sabun da normal bildiğimiz sabun değildir, özelliği olan bir sabundur. Bu da bir sırdır. Sonra o işi yapmak o kadar kolay değildir çünkü yapanın kendisine veya ailesine dönebilir. Onun için Kara Büyüden korkmayın,bunu yapmasını bilen yoktur. Öyle olsa o şarlatanlara ben meydan okuyorum diye beni çoktan öldürmeleri gerekirdi.Hocam ben kendi sorunumu çözemem diyen varsa bu kadar açıklamama rağmen peki bu kadar büyücü,medyum,falcı nereden türedi,bunlar özel mi yaratıldı,gökten mi indiler? Onlara sorsanız; rüyamda bir evliya geldi bana fal bak dedi veya dedem hocaydı veya ben lohusa iken bana fal bakma izni verildi derler.Bunların hepsi yalan,sakın inanmayın. Hadisi şerif buyurur ki ‘’fal bakan veya baktıran 40 gün içinde ölürse namazı kılınmaz.’’ Hadiste kimin namazı kılınmaz? Kafir olanın. Yine bir hadisi şerifte sihir yapan ve yaptıranın kafir olduğu buyrulur. Çünkü sihir yapan insan ALLAH C.C. ye ortak koşmaktadır. Hatta kafir olmayı göze alan zeka özürlü şarlatanlar var ama onlar da sihir yapmayı bilemezler.Sihir yapmak için sihrin nasıl yapıldığını bilmek lazım.
Sihir yapmanın o kadar özel şifre ve ince detayları var ki bunu sihir ile uğraşanlar hiçbir şekilde kitaplara dökmemişler ve açıklamamışlar. Onun için Müslüman insan akıllı olmalıdır.İmanı tam, takva sahibi, her şeyi ALLAH C.C. den bekleyen bir insana firavun bile sihir yapamaz.Bunu canlı örneği benim. Hodri meydan,dünyadaki bütün büyücüler bana büyü yapsınlar görelim,o şarlatanların yaptıkları aynı rüzgarın kayaya tesir etmemesi gibi olacaktır. Bütün şerlerden Yaradana sığınmak en güzelidir. Naçizane nasihatlerimi dinleyenler dinlesin,dinlemeyenler de köşe bucak kapı kapı sahtekar büyücülerin kapısını aşındırsın,çoluk çocuğunun nafakasını götürüp onlara versin,onlar yemesini bilirler. Bir ayeti kerimede ALLAH C.C. buyuruyorlar ki ‘’aklını iyi güzel kullanmayanın üzerine pislik yağdırırım.’’.
ALLAH C.C. cümle insanlara akıl fikir versin inşallah AMİN.